kedim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2012 Cuma

RENKLİ,KEYİFLİ,CUPCAKE TADINDA GÜNLER


 Blog yazmaya uzun bir ara verince insan nereden, nasıl başlasa bilemiyor. Anlatacak, paylaşacak öyle çok şey var ki. Şu yukarıda gördüğünüz şirinlik abidesi Koi atölyeye taşınmadan önce her çalışmamda bana eşlik ediyıordu. Açıkçası atölyeye taşınma kararı almamın en büyük sebeplerinden biri de Koi.
Tamam çok sevimli ,çok tatlı ama ben tam konsantre olmuş çalışırken simlere bulanması, boyaların içine pati atması,fırçaları temizlediğim su kabından su içmeye çalışması bana artık fenalıklar getirmeye başlamıştı. 
Zaten fotoğrafta görüldüğü üzere son zamanlarda hobi odasından salona taşmış durumdaydım.
Neyse işte böyle kedisel nedenlerden dolayı atölyeme taşındım.
Şimdi mutlu mesut huzuuur ve huşu içinde boyamalarımı sürdürüyorum. Akşam eve gelincede Koi'yle sarmaş dolaş hasret gideriyoruz. Böylesi ikimiz içinde en iyisi oldu.
Atölyede geçen günlere gelirsek....
Genel hatlarıyla

 BOYUYORUM


 TAŞLAR DİKİYORUM


A46 & Tuvanam 'a özel espadril koleksiyonu için bissürü bissürü 
cupcake espadril boyayarak geçiyor diyebilirim.




 
Bir de yapmaktan büyük keyif aldığım sonucu gördüğümde içimde bir mutluluk ve huzur oluşmasına sebep olan gelin converseler var. Boyadığım espadrillerin aksine bunlar bembeyaz. Espadrillerle çoşup dalgalanıyorum:) Gelin Converselerle de durulup, dingin, huzurlu bir Duru oluyorum:)




İşte bugünlerde günler böyle renkli, mutlu ve huzur içinde geçiyor çok şükür.

Hepinize sevgilerimi iletiyorum.
Duru Günaçan

14 Mart 2012 Çarşamba

ŞİRİNLİK ABİDESİ


Şu gördüğünüz şirinlik abidesi, küçük prens yaklaşık 3 aydır benimle yaşıyor.
Adı KOİ ama ben Küçük Prens'de diyorum. Bana kalmaya geldiğinde henüz 2,5 aylıktı, şimdi 5,5 aylık oldu.

 Geldiğinden beri küçük prensimi memnun etme çabaları içine girdim. Ona tüylü, renkli, alengirli tuhaf oyuncaklar yaptım. Yapışık ikizler gibi yaşıyoruz desem yeridir. Ayağa kalkıp adımı attığım an tin tin yanımda:) Bu durum özellikle ben sabah işe yetişmeye çalışırken bezdirici olabiliyor. Kıyafetlerin üzerine atlamalar mı istersiniz, botun bağcıklarına yapışıp bırakmamalar mı isterseniz hepsi var bizde. 
İşe geç kalmamak için onun yüzünden saatimi 15 dak. ileri ayarladım.


Aslında artık birbirimize ve yaşam şekillerimize alıştık gibi.
Bazen az da olsa beni yalnız bırakıp kendi dünyasına dalabiliyor. 
Bu yazıyı da o şuan güzellik uykusunda iken yazıyorum. Yoksa hayatta yazamazdım.
Çünkü kendisinin en sevdiği şeylerden bir de klavye üzerine çöreklenip oturmak.


Tüm zorluklarına rağmen artık onsuz bir yaşam şekli düşünemiyorum. 
Hatta bazen "ya ona bir şey olursa, ben onsuz ne yaparım!" gibi paranoyakça kuruntulara bile kapılıyorum.
Artık kaç yıl daha yaşar, yalnızlığıma ortak olup bana dost olur bilinmez 
ama bunun sonsuz dek sürmesini istiyorum:)

Sevgiler...
Beni Koruyun