30 Aralık 2009 Çarşamba

BİZİM GİBİLER BENİM GİBİ :)

Bu gece sevgili arkadaşım Bizim Gibiler'i ziyarete gittim. Uzun zamandır blog arkadaşlığımız sürüyor olmasına rağmen bir türlü yüzyüze görüşme-tanışma fırsatımız olmamıştı.
Ziyaretlerimiz bloglarımızla sınırlıydı. Fakat ben bir atak yaptım ve kendisinin davetini kabul ederek onu ziyarete gittim.
Nasıl keyifliydi anlatamam. Herkes blog arkadaşıyla ilk tanıştığında "Onu daha önceden tanıyormuşum gibiydi" diyor ya aynen öyle gerçekten. Sanki taa eskiden beri arkadaşmışız gibi sohbete daldık. Zaman nasıl geçti anlamadık. Öğrenciyken yılbaşı arifesinde hediye çekilişleri yapılır ve birbirimize hediyeler verirdik ya. İşte bu gece kendimi öyle bir durum içinde buldum.
Çekilişte Bizim Gibiler bana çıkmıştı:) O bana yaptığı en güzel ve özel işlerini hediye etti.
Noel Baba yılbaşı süsüne bayılmıştım. Hediye pakedini bir açtım Noel Baba ellerimdeydi:)
Geçen gün çok beğendiğimi söylediğim lolipop broşlardan hemencecik 2 tane yapmış canım benim:) Son dönemlerde yaptığı harika keçe telefon kılıflarından birini de benim için ayırmış. Bir de yanımda motif aparatıyla harika bir çiçek yaptı.
Onu eve gelince taca kondurdum hemen:)2 saat nasıl geçti anlamadım. En kısa zamanda buluşmamızı tekrarlamak üzere benim zaman problemim yüzünden isteksizce ayrıldık.

Canım; hediyelerin ve en önemlisi de sıcak sohbetin,
güzel arkadaşlığın için çok teşekkür ediyorum.
Bu yıl çok güzel geçecek arifeden belli oldu.
Bizim Gibiler benim gibiymiş meğer:)

29 Aralık 2009 Salı

Lollipop Broş


Şu Lollipop Brooch (by Twinkie Chan) ne şirin değil mi?
Yapım aşamaları linkte açıkça anlatılmış. Gayet kolay görünüyor.
Fakat ben tığ işi bilmediğim için bunu bile yapamam sanırım.
Kadişonuma söyleyimde bana bundan yapsın.
Belki siz de beğenip yapmak istersiniz diye paylaşmak istedim.
Sevgiler:)

22 Aralık 2009 Salı

SİYAH GÜL FERMUAR BİLEKLİK - Zipper Bracelet


Dün gece siyah renkli düz fermuar bilekliğe bir gül daha yapıp ekledim.
Daha önce yaptığım gri renkli fermaur bileklik ve fermuarlardan yaptığım diğer tasarımlar için
Bu sayfamı inceleyebilirsiniz.
Fermuar bilekliklerimi Pasajımda vitrinime koydum.



Bu düz fermuar bilekliğimi Stradivarius'dan aldığım
bol zincirli bilekliğimle beraber kullanıyorum.

21 Aralık 2009 Pazartesi

FERMUAR BİLEKLİK - Zipper Bracelet ve Sigaralık Çanta


Taçlarımda ve broşlarımda kullandığım gülü
şimdi de bileklik üzerinde kullandım.
Bilekliğin kendisini fermuardan oluşturdum.
2 tane zımba yaptırıp 20cm. ve 18cm.lik bileklerde kullanılacak şekilde uzunluğunu ayarladım.

Fermuar Gül Bilekliğin Fiyatı 20TL.
Düz Fermuar Bileklik:10 TL.
Siyah-gri-petrol mavisi-kahverengi- sarı renk seçenekleri mevcut.




Fermuar bilekliklerin sade olanlarından da yaptım.
Eğer istenirse onlarada gül ekleyeceğim.


Bir de siyah rugan ve gümüş lameden yapılmış 2 tane sigaralık almıştım.
Onlarında cep kısımlarına gelecek yerlere 3 sıra halinde starss taş görünümlü bir malzeme diktim. Ben bu hallerini çok beğendim. Hatta siyah olana göz koydum. Onu satmayacağım sanırım. İçine sigara pakedi, çakmak ve cep kısmınada cep telefonum sığıyor rahatlıkla.
Yılbaşı gecesi kokoş kokoş onu kullanırım diye düşünüyorum:)
Sigara içmek sağlığa zararlıdır.
Bunu da belirtmeden geçmeyim.
Siz içmeyin e mi?

17 Aralık 2009 Perşembe

KEÇE KUŞ BROŞLAR VE TÜYLÜ TAÇLAR

Bu sıralar çok çalıştım fakat blogda bunları sizinle paylaşmaya vaktim olmadı.
20 tane birbirinden renkli karnaval havasında kuşlu keçe broş yaptım. Süslemek için rengarenk kuş tüyleri ve gözlerinde taş kullandım. Bu broşlarımdan daha öncede yapmıştım. Fakat onlar biraz daha sadeydi.
Aşağıda son yaptığım broşların bazılarının büyük fotoğrafını görebilirsiniz.




Broşların ve diğer ufak aksesuarların sunumunun daha şık olması ve benim tarafımdan yapıldığını belli etmek için ufak kartlar bastırdım. Broşları bu kartlara takıyorum artık.
Büyük olanları bir kermeste masamda kullanmak için bastırdım. Yaptığım tasarımlar ve görseller birbirini tamamladığında ortaya çok şık ve düzenli bir görüntü çıkıyor.
Bunu seviyorum.
Son yaptığım tüylü taçlardan da 3 örnek ekledim. Bunlardan en çok mor renkli tüylü tacı sevdim. Çünkü morun o tonuna bayılıyorum. Böyle gece mavisiyle mor renk arasında bir yerlerde dolaşıyor:)



İşte son zamanlarda uğraştığım işler bunlar.
Eee sizden ne haber? Ne var ne yok blog dünyasında?
:)

9 Aralık 2009 Çarşamba

ALEXI ANDRIOTTI YAKA KOLYE VE HARİKA İNDİRİM



Bugün Alexi Andriotti'nin Bursa-Zafer Plaza'daki mağzasına uğradım. Birde ne göreyim yaka kolyeler 30Eurodan(yaklaşık 70TL) 19.90TL ye düşmüş. Üstelik mağazada 2 ürün alınca 3.ürün bedavaya geliyor.Tabii bu işten karlı çıkabilmek için aldığınız ürünlerin fiyatları birbirine yakın olmalı.Yoksa kar etmiş sayılmazsınız. Ben kendime hakim olup sadece bu yaka kolyeyi aldım. Fakat harika aksesuarlar var. Koşun, saldırın kızlar:)))
Bunun benzeri yaka kolye yapıcam diye geçenlerde bir sürü taş, broş, boncuk vs almıştım. Astarı yüzünden pahalıya çıkmıştı. Hatta kolyeyi yapmaya başlamıştım. Fakat içime sinmeyince masa üzerinde bir süredir o bana bakıyordu bende ona:) Şimdi onun papucu dama atıldı. Bir süre daha beklesin bakalım o:)

8 Aralık 2009 Salı

Trendy and Friendly'nin YILBAŞI TACI


Trendy and Friendly bloğunun sahibi sevgili Nilgün strass taşlı bu tacı çok beğenmişti. Taç kendisine ulaşmış ve benimle de ilgili bloğunda çoook güzel sözler söylemiş. Buradan bir kez daha kendisine teşekkür ediyor ve yeni yılda mutluluklar diliyorum.
Ayrıca taç sarı saçta kendini çok daha güzel belli etmiş ve kendisine çok yakışmış.
Taç gideceği yeri iyi bilmiş. Gülegüle kullan canım:)

7 Aralık 2009 Pazartesi

FERMUAR TAÇLAR VE BROŞ


Yeni taçlarımın hemen hepsini fermuar kullanarak tasarladım.
Daha önce yaptığım fermuar broşlarda kullandığım
gül şeklini taçlarada uyguladım.
Hatta broş olarak yaptığım haki yeşil, gül ve kelebekten
oluşan broşu taca çevirdim.
Böyle çok da hoş oldu diye düşünüyorum.



Bu fiyonk şeklindeki fermuardan yaptığım taç modelini Amerikadan çaldım:)
Fü'cüğüm geçen ay Amerikadan ailesini ziyarete geldi.
Tabii bizede uğradı. Kendisi pek tarz, klas, hoş bir hatundur.
Mag Ryan'ın ikizi denilebilir:)
Bize geldiğinde kafasında fermuardan yapılmış siyah- altın sarı renklerde
hoş bir taç vardı. Hemen kafasından alıp evirdim çevirdim, inceledim.
Fermuar broşların güllerini zaten taca uygulayacaktım
birde bu fiyonkları ekldim böylece.
Fü tarzı taç yapmış oldum:)


Birde gri renkte fermurdan broş yaptım.
Ben daha çok siyah rengi beğenirler diye düşünüp birçok siyah fermuar almıştım.
Fakat çevremdeki herkes gri renkte broş istemeye başladı.
Bayramda gri renkte fermuar broş takmıştım da sanırım o yüzden:)

Birde PASAJımda satışta olan birçok ürünümü sildim.
Yılbaşı dolayısıyla Bursa'da bir yakınımın işyerinde satışta olacaklar. O yüzden her iki yerde de satışta olmaları sorun yaratabilirdi. Yılbaşı sonrası da büyük ihtimal satış mekanım bloğum olacak.
Arada orayada eklemeler yaparım belki. Fakat artık bloğumdan satış yapmayı düşünüyorum.

1 Aralık 2009 Salı

HAYAT NE GARİP...


Yılbaşı yaklaşıyor. O geceye uygun olarak siyah renk ve strass taşlı taçlar hazırladım. Bu taçlarımı pasajıma koymayı düşünmüyorum. Çünkü bunlar bir yakınımın dükkanında satılması için yapıldı. Önümüzdeki 10-15 gün yılbaşına yönelik bazı aksesuarlar hazırlayacağım. Ara sıra bloğa uğrayıp fotoğraflarını eklerim.Aslında 6 tane yaptım fakat 6.nın fotolarını çekmeyi unuttum galiba. Onun fotoğrafı yok şimdi farkettim:( İşte bu sıralar bunlarla uğraşıyorum. Canım sıkkın, adım gibi içimde kapkara şu sıralar. O yüzden yaptıklarımda böyle kapkara oldu sanırım.
Özellikle bu tacın koyu renk saçta duruşunu çok beğendim.






Bir de hayat ne garip vapurlar falan...Bu da bana kapak olsun...

26 Kasım 2009 Perşembe

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU VE DE MUTLU OLSUN.


TÜM SEVDİKLERİMİN, BLOG ARKADAŞLARIMIN KURBAN BAYRAMI KUTLU VE DE MUTLU OLSUN.
SEVGİLER SAYGILAR HEPİNİZE.

Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, yaşıtlarımın da yanaklarından öperim:)))

Aslında bu sıralar pek bir keyifsiz, tembel bir dönem içine girdim.
Yaptığım hiçbir iş, hiçbir fikir beni heyecanlandırmıyor, hareketlendirmiyor.
Ara sıra gelir bana öyle. Bu durumun geçici olduğunu biliyorum ve endişelenmiyorum.
O yüzden şimdilik sizleri izlemedeyim.

24 Kasım 2009 Salı

EBRULİ HEDİYELERİM VE ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ


Bu sabah güne harika bir sürprizle uyandım.
Bursa'da okullar domuz gribi dolayısıyla 1Aralık 2009'a kadar tatil.
Tabii durum böyle olunca bugün öğretmenler günü bile olsa okula gitmemiştim.
Evde mışıl mışıl uyuyordum ki kapı çaldı. Bir baktım bana bir kargo gelmiş.
Bu sıralar birkaç parça bişey sipariş etmiş ve hepsini almıştım.
O yüzden gelen kargoya şaşırdım ve merakla açmaya başladım.
Birde ne göreyim Ebruli'ciğim cici bir paket yapmış, harika bir not yazmış
ve öğretmenler günümü kutlamış.
Nasıl mutlu oldum nasıl sevindim anlatamam:)
Pakedin içinde bana kendi elleriyle yaptığı çok şık bir anahtarlık
ve mis kokulu bir deodorant vardı.
Ay sen ne düşünceli ne sevimli bir kadınsın deyip
telefon açtım kendisine teşekkür etmek için.
Telefonda daha öncede konuşmuştuk ve sesini duymuştum
ama bu sefer daha uzun konuştuk. Cıvıl cıvıl hayat dolu bir sesi var Ebru'linin.
Hem hediyen hem de tatlı sohbetin için teşekkürler canım benim.
Beni çok mutlu ettin.
Bugün günüm harika geçecek :)

Ebruli'ciğimin bu güzel sürprizi vesilesiyle,
tüm çalışma arkadaşlarımın ve blog yazarı öğretmen arkadaşlarımın
24 Kasım öğretmenler günü kutluyorum.
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ü de saygı ve sevgiyle anıyorum.

23 Kasım 2009 Pazartesi

ÇÖP(M)ADAM ÇANTAM BİR HARİKA


Geçenlerde Markafoni'de Çöp(m)adam Çantaları satışı vardı.
Bende harika bir çanta kapma fırsatı buldum.
Açıkçası önce sadece yardım amaçlı bir çanta alayım dedim.
Gelecek çantadan pek bir beklentim yoktu.
Küçücük, basit birşey bekliyordum. Beklentimin tam aksine gayet büyük,
özenle örülmüş, harika renklere sahip, sapasağlam bir çanta çıktı karşıma.
Çok şaşırdım ve sevindim:)
Fıstık yeşili ve altın sarısı renklerde çöp(m)adam takımı üyelerinden
Emine P. hanım tarafından üretilmiş harika bir çantaya sahibim artık.
Çöp(m)adam projesi'nde üretilen çantalardan birini alarak,
hem kadınlarımızın insanlık onuruyla yaşamalarına yardımcı oluyoruz;
hem de dünyanın iyiliği için üzerimize düşen sorumluluğun
bir kısmını yerine getirmiş oluyoruz.
Ben üzerime düşen sorumluluğun bir kısmını yerine getirdim.
Bu çantaya verdiğim parayı yeri geliyor ne saçma sapan şeyler
almak için harcıyorum.
Başta kendimi eleştireyim, bu parayla 5 paket sigara alıyorum,
makyaj malzemesi alıyorum, kuaföre gidip fön çektiriyorum vs vs.
Bunlardan birini bu ay yapmayı vereyim ne çıkar değil mi?
Bunun yerine benim şu an elimde tutuğum çantamı yapan Emine P. Hanım'a
ufacık bir destek, minicik bir iyilik yapmış oluyorum.
Bu hem beni hem de onu mutlu ediyor:)
Asıl önemli olanda bu zaten.
Çöp(m)adam projesinin bir diğer özelliği ise; çanta yapımında kullanılan tüm malzemenin geri dönüşümlü materyallerden seçiliyor olması (iplik ve fermuar dışında). Hammaddenin neredeyse tamamına yakını, kolaylıkla çöpe attığımız ve bir daha asla geri dönüştürülmeyen malzemelerden oluşmakta.çöp(m)adam kadınlar, kadınlara özgüven kazandırılması, yoksulluğun engellenmesi, çevrenin korunması vb. alanlarda toplum düzeyinde bir farkındalığın oluşturulmasını sağlamaktadır.
Şimdi şu zincirli büyük boy çantalardan almak istiyorum. İstanbul'da olanlar satış noktalarından bu çantalara kolaylıkla ulaşabilirler.
SATIŞ NOKTALARI:

Adresler

  • Deppo (Online satışlarımız 14.04.2009 itibariyle başladı)

  • Ece Sükan Vintage (0212 233 54 39)

  • Sabancı Üniversitesi

  • Sakıp Sabancı Müzesi

  • California Nail Bar (Joanne Yıldırım, Nişantaşı Tel: 0212 240 29 99)

Atölye

  • çöp(m)adam El Ürünleri İmalat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
    Hamdibey Mahallesi Albey Cami Caddesi No.1 Ayvalık - Balıkesir

İletişim Ofisi

Renaissance ve Coco Chanel & Igor Stravinsky: Büyük Aşk


Bugünlerde gezmekten, eğlenmekten bloğuma yazmaya vakit ayıramadım. Azıcık durulup da neler yaptım yazayım.
Bugün iki film birden izledim. Gündüz saat 16:00 da tek başıma gidip Renaissance izledim.
Film fransız yapımı harika bir animasyon. Sadece siyah ve beyazı kullanarak öyle çok şey anlatılmış ki hayran olmamak elde değil. Konusu polisiye bir film gibi başlayıp sonu gerçekten ilginç biten bir filmdi. Bu animasyonu izlerken bazen gerçek bir film izliyormuş hissine kapılıyor insan. Çünkü çizimler, karakterler, 2054 yılındaki Paris mimarisi öyle gerçek ve etkileyici ki. Sinemayı ve animasyonu sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.

Sonra Coco'yu beraber izleyeceğim arkadaşlarım Bahar ve Kamil'in evine gittim.
Güzeeel bir yemek ve keyifli bir sohbetten sonra 21:30 da
Coco Chanel & Igor Stravinsky: Büyük Aşk'ı izlemeye gittik.
Çok baskın, güçlü, marjinal ve tutkulu bir kadın Coco Chanel. Stranvinsky, evli ve 4 çocuklu Rus devriminden sonra Fransa'ya yerleşen bir mülteci konumunda. Stranvinsky'nin önce müziğinden sonradan kendinden çok etkileniyor. Aralarında karşı koyamadıkları bir aşk başlıyor. Filmin sonunda bu büyük aşktan ortaya Chanel No:5 efsanevi parfüm ve herkesçe besteleri kabul gören, sayılan, takdir edilen bir Stranvinsky ortaya çıkıyor.
"Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır, onun arkasında da karısı vardır"
gibi bir ana fikir çıkıyor ortaya:)
Acı ama gerçek bu.

Bahar, Kamil ve Kokoş Duru, Coco'yu izledikten sonra Kokoreç yemeğe gitti.
Yani anlayacağınız günümüz pek koko geçti:)


Markafoni'den Çöp(m)adam çantamda dün geldi. Fakat yazısını yarın yazacağım. O kadar güzel ve emek verilmiş ki onu bu yazının arasına sıkıştırmak istemedim.

17 Kasım 2009 Salı

4. ULUSLARARASI BURSA İPEKYOLU FİLM FESTİVALİ



Bugün biraz sanatsal biraz da yine alışverişle dolu bir gün geçirdim.Yani kendi adıma gayet güzel bir gün geçirmiş oldum.
4.Uluslararası Bursa Film Festivali sayesinde 14-22 Kasım arası Bursa'da keyifli zaman geçirebileceğimiz bir hafta olacak. Festival başlayalı 4 gün oldu aslında. Ben ancak bugün festival takvimi hakkında bilgi alma fırsatı bulabildim. Festivalde 140 yakın film gösterimde olacak. Ücretsiz sinema kursları, atölyeler, sergiler, söyleşiler, panellerle dolu dolu bir hafta geçiyor Bursa'da. Ben bugün Tayyare Kültür Merkezi'nde 2 fotoğraf sergisini izledim ve festival katoluğunu alıp incelemeye başladım. Yarından itiberen 18-21-22 Kasım tarihlerinde gösterimde olacak 4 filmi izlemeyi düşünüyorum. Pazar gününe 2 film sığdırıcam:)
İzlemeyi düşündüğüm filmler :Metropolis, 9(Nine), Rönesans, Coco Chanel & Igor Stravinsky:Büyük Aşk
Festivalde ücretsiz sinema kurslarıda veriliyor. Son başvurular 4 Kasımda internet üzerinden yapılmış. Başvuru yapıldıktan sonra incelenip kursa uygun olup olmadığınıza karar verilip size mail yoluyla cevap veriliyormuş. Sinema ile ilgilenenlere duyurulur. Ücretsiz sinema kursu almak isterseniz gelecek sene Kasım ayının başında BURAYA başvurunuzu yapmalısınız. Şu an devam etmekte olan dersler hakkında bilgilerde BURADA

Gelelim bugünkü malzeme alışverişime:)
Kendime deri üzerine taşlar,tüller,güller vs. ile süslü bir kolye yapmak istiyorum.Cuma günü bizim okulun öğretmenler günü dolayısıyla bir yemeği olacak. Yapacağım kolyeyi orada takmayı düşünüyorum. Umarım güzel bişeyler çıkarabilirim ortaya. Daha önceden bu tarz bir kolye yapmıştım. Fakat onu cuma gecesi için kullanamam.Çünkü kıyafetime uymuyor. Kolye için aldığım malzemelerin nereyse tamamı vintage. Satan adam "HURDA" kategorisine koyduğu yerden çıkardı bunları. Fakat bu hurdalar için benden de 40TL.ye yakın bir ücrette aldı:) Hurda yahu bunlar, daha ucuza verseydin ya:) Fakat bu çeşit hatta, kalitesiz ve plastik malzemelerle yapılmış bir kolyenin fiyatını geçenlerde 36 Euro-yaklaşık 80TL.civarı olduğunu gördüğüm için 40tl verirken içim bir hoş olsada verdim gitti.Aldığım HURDALARIN taşlarının geneli taş ve eski. "Eski görünümlü" değil "gerçekten eski" oldukları için daha çok sevdim zaten. Fotoğrafın sol üst köşesindeki fermuardan yapılmış gülü ben yaptım. Birde büyük oval ve kare taşlarda daha önceden bende vardı zaten. Onlar gerçek taş değil sadece.

16 Kasım 2009 Pazartesi

DIY KÜRK YELEK - TÜY YELEK


Love Meagan'daki şu tüylü yelek projesine bakın bir hele.
Harika gerçekten...
Hem dikiş bilmeyenler yapabilir hem de çok şık.
Tüy şeridi kullanarak kürk yelek havasında bir şaheser meydana getirmiş becerikli hatun.

AYAĞIMI SIKAN BOTA BİR ÇARE...???



Şimdi bana diyeceksiniz ki "Eee madem ayağını sıkıyordu almasaydın."
Haklısınız.
Fakat gönül ferman dinlemiyor, aşık oldum işte bir kere. Deri, tokalı, zımbalı, kalın topuklu. Sonbaharın başından beri aradığım model bu. Nasıl aşık olmam?
Bu botları 2 hafta önce gördüm.
36 numarası olmadığı için 35 numarasını denedim. Satıcıya, Küçük Emrah bakışıyla, ayağımı çok sıktığını söyliyerek, botu çıkarıp geri verdim. Ayakkabıcı botu 3-4 gün kalıpta tutup yanlardan bir miktar genişletebileceğini söyledi. Buna rağmen botu almadan kös kös evin yolunu tutum. Fakat aklım hep o bota. Gece yatıyorum aklımda, sabah kalkıyorum aklımda.
Kendimi kalıpta durursa bir miktar genişleyebileceğine ikna edip bir hafta önce gittim ve botu aldım. Bugünde bot kalıptan çıktı. Ayağıma bir giydim sanki hiç kalıba konmamış, ayağım cendereye girmiş gibi.
Şimdi size soruyorum. Böyle bir durumda bu botu nasıl genişletebilirim?
Botu geri verme gibi bir seçeneğim yok. Çünkü ben bu bota aşık oldum.
Ya ayağıma olacak ya olacak:)))
Bu konudaki engin fikirlerinize ihtiyacım var arkadaşlar.

Bu arada turuncu ve pembe renklerde 2 tane daha telefon kılıfı yaptım. Her yaptığımı bir öncekinden daha çok seviyorum. Şimdi turuncu renkli olan favorim oldu.
Bir de bugün kadişonum Deniz'le birlikte çarşıya çıktık, harika düğmeler aldım.
Gece gece onların fotoğrafı güzel çıkmayacağı için yarın hem kılfların hem de düğmelerin fotoğraflarını çekip yazımı yollarım.
Botu nasıl genişleteceğim ya... Ne olur bir fikri olan varsa söylesin.

9 Kasım 2009 Pazartesi

Dantel Puf - Crochet Stool


Eveeet bir RİCE'dan aşırma proje ile daha karşınızdayım.
Hani taa ağustos ayında Ucuz Yollu Geyik Kafası Arıyorum diye bağırınıp durmuştum ve o yazımda RİCE adlı bir dekorasyon firmasından sözetmiştim. Rice'da ne yapmışlarsa hepsini çok beğenmiştim fakat öncelikli duvar dekorasyonu olduğu için onun çakmasını kendi evime uyarladım. Bu vintage görünümlü pufada bayılmıştım. Ben küçükken yengemlerin evinde böyle yastıklar, örtüler falan vardı. Dantel-tığ işi vs bilmediğim içinde pufun üzerini örmesi için pek becerikli olan ikiz kardeşimi görevlendirmiştim. O da sağolsun uzun zamandır bu tür işler yapmadığı için severek kabul etti. Rengarenk orlonları alıp mutlu mesut evine gitti:) Bizim ailede işler "geç olsun da güç olmasın" mantığıyla yürüdüğünden o da geçen gün bana taa ağustos ayında başladığı işi bitirip getirdi.
Sağolsun çok güzel ve düzgün örmüş. Ellerine sağlık kadişonum:)
Benim ipler örnektekinden biraz daha ince olduğu için 2 sıra daha pembe örülmesi gerekiyor. Gerisini ben örücem inşallah:) Hatta bir kaç kare ördüm bile.
Onlara aslında kare denmiyor galiba ama olsun sonuçta şekli kare.
Neyse efenim bu örme işi bitince pufun iskeleti için bir marangazo gitmek lazım.
Masif çamdan bir iskelet hazırlatıp yeşil renge kendim boyamayı düşünüyorum.

Bu sıralar pek keyfim yok. Yeni bir işe başlayamıyorum. Halbuki bir sürü fermuar aldım. Aklımda fermuarlarla ilgili bir sürü fikir var. Yeni BayBag tasarımları kafamda fır fır dönüyor ama bir türlü onları yapmaya elim gitmiyor.
Bende hevesim gelinceye kadar bu dantel pufu bitirmeye çalışacağım.

RİCE-2009 KIŞ KATALOĞUNU GÖRMEK İSTERSENİZ TIKLAYIN