23 Kasım 2009 Pazartesi

Renaissance ve Coco Chanel & Igor Stravinsky: Büyük Aşk


Bugünlerde gezmekten, eğlenmekten bloğuma yazmaya vakit ayıramadım. Azıcık durulup da neler yaptım yazayım.
Bugün iki film birden izledim. Gündüz saat 16:00 da tek başıma gidip Renaissance izledim.
Film fransız yapımı harika bir animasyon. Sadece siyah ve beyazı kullanarak öyle çok şey anlatılmış ki hayran olmamak elde değil. Konusu polisiye bir film gibi başlayıp sonu gerçekten ilginç biten bir filmdi. Bu animasyonu izlerken bazen gerçek bir film izliyormuş hissine kapılıyor insan. Çünkü çizimler, karakterler, 2054 yılındaki Paris mimarisi öyle gerçek ve etkileyici ki. Sinemayı ve animasyonu sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.

Sonra Coco'yu beraber izleyeceğim arkadaşlarım Bahar ve Kamil'in evine gittim.
Güzeeel bir yemek ve keyifli bir sohbetten sonra 21:30 da
Coco Chanel & Igor Stravinsky: Büyük Aşk'ı izlemeye gittik.
Çok baskın, güçlü, marjinal ve tutkulu bir kadın Coco Chanel. Stranvinsky, evli ve 4 çocuklu Rus devriminden sonra Fransa'ya yerleşen bir mülteci konumunda. Stranvinsky'nin önce müziğinden sonradan kendinden çok etkileniyor. Aralarında karşı koyamadıkları bir aşk başlıyor. Filmin sonunda bu büyük aşktan ortaya Chanel No:5 efsanevi parfüm ve herkesçe besteleri kabul gören, sayılan, takdir edilen bir Stranvinsky ortaya çıkıyor.
"Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır, onun arkasında da karısı vardır"
gibi bir ana fikir çıkıyor ortaya:)
Acı ama gerçek bu.

Bahar, Kamil ve Kokoş Duru, Coco'yu izledikten sonra Kokoreç yemeğe gitti.
Yani anlayacağınız günümüz pek koko geçti:)


Markafoni'den Çöp(m)adam çantamda dün geldi. Fakat yazısını yarın yazacağım. O kadar güzel ve emek verilmiş ki onu bu yazının arasına sıkıştırmak istemedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ADSIZ adı altındaki yorumlar yayınlanmayacaktır, bilgilerinize.

Kapkara Camdan Kelebek