ATÖLYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ATÖLYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2013 Perşembe

FIRÇA VE BOYA ÇANTALARIM



Okulda bu dönem Yapım Kuşağına geçtiğimiz için ben sürekli elim kolum dolu bir şekilde okul ve atölye arasında mekik dokuyorum. Öğrencilerim sene sonunda geridönüşüm malzemeleri ile hazırladıkları moda tasarımlarını bir defileyle sunacaklar.Bundan dolayı t-shirtler, ayakkabılar boyanıyor, çantalar, aksesuarlar hazırlanıyor. Harıl harıl çalışıyoruz yani. Öğrencilerime masraf olmaması içinde bazı malzemelerimi sürekli okula taşımak durumundayım. Daha doğrusu onlardan işlerini yapmak için fırça istediğimde getirdikleri fırçlalar beni düşüp bayılacak hale getirdiği için en sonunda kendi fırçalarımı kullandırmaya karar verdim.
Sanırım aileler böyle bir ders için fazla masraf yapmak istemiyorlar ve evde ne varsa onu yolluyorlar. 
Gelenler arasında badana fırçası bile vardı yani öyle söyliyeyim size:)

Sevgili fırçalarım için yukarıdaki çıtı pıtı, pofidik kılıfı aldım. Çok yorulduklarında orada yatıp dinlensinler diye...Ayrıca fırça kaybolması derdine de böylece bir son vermiş olacağım sanırım.
Aslında bu tabii ki kalem kutusu ama ben fıça çantası yaptım oldu bitti.
Altıparmak/BKM Kitapevi'nden sanırım fiyatı 25 liraydı.


Bu neon yeşil çanta ise aslında bir makyaj çantası ama ben onu da boya çantası niyetine kullanıcam.
İçinde tekstil boyaları, tektstil kalemleri falan var. Çok geniş ve kullanışlı.
Üzerindeki fiyongu ben yapmadım zaten vardı:)
Bu çantanın başka renkleri de var onlara da bayıldım. Sanırım 2 tane daha alıp birini makyaj çantası diğerini de yazın güneş koryucuları ve kremleri koyamak için kullanacağım.
Altıparmak/BKM Kitapevinin yanındaki çin malları satan bir dükkan var oradan, fiyatı 10 Lira.


Sarı çanta da aslında makyaj çantası  fakat tekstil boyaları ve boyutlu boyalar için ideal bir boya sahip olduğu için bu da boya çantası niyetine kullanılıyor. Bu çantadan geçen sene 2 tane almıştım kesinlikle çok kullanışlı.Fakat aldığım yerde şu an kalmamış olabilir üzerinden bir sene geçti.
Bu da Altıparmak/BKM Kitapevi'nin yanındaki çin malları satan dükkandan, fiyatı sanırım 15 Liraydı.

Alışveriş ve makyaj blogu tadında bir yazı oldu:)

Sevgiler

Duru

1 Nisan 2013 Pazartesi

ATÖLYE HALLERİ


Bu hafta sonu yoğun mu yoğun geçti.
Uzun zamandır elimde dolanan öğrencim Berkay'ın kalem kutusunu bitirdim haftanın en önemli olayı buydu bence. Çünkü Berkay facebook yorumları ve mesajlarıyla beni taciz ettmeye başlamıştı:))) Aslında çocuk haklı taa geçen yaz sonu yapmaya söz verip daha bu hafta sonu bitirebildim.
Cumartesi günü atölyeye doğru yola çıkmışken bir baktım Berkay arıyor.
 "ÖĞRETMENİM BEN ATÖLYEYE GELDİM SİZ NEREDESİNİZ?" durum böyle oluncada kaçamadım tabii cumartesi günü yoğunluğuma rağmen Berkay'ın kalem kutusunu bitirdim çok şükür



Bu kalem kutusuna çok talip çıktı makyaj çantası yapmak isteyen, zincir takıp kullanmak isteyen oldu. 
Sanırım bunların biraz daha büyüklerinden yapmam gerekicek yine.


 Musmutlu Berkay ve kurukafa kalem kutusu :)



 Cumartesi günü Teyzem ve Çınar abim de beni ziyarete gelip çok mutlu ettiler. 
Artık havalar ısındığı için atölyenin balkonunda keyif yapabiliyoruz.



Birde bu gelin converse bitti ve güzeller güzeli sahibine teslim ettim.
 Zeynep ve Alican 'a mutluluklar diliyorum:)


İLETİŞİM : durugunacan@gmail.com

13 Ekim 2012 Cumartesi

ATÖLYEYİ AKLADIM PAKLADIM

 Bugün atölyede derin bir temizliğe giriştim. 
Geçtiğimiz hafta benim için çok yoğun yaşandı ve atölye kalk gidelim demeye başladı.
Kış dönemine girdiğimizden dolayı artık keçe broşlara yoğunlaşıp cupcake, baykuş broş ve dolly du kızlarımdan yapacağım. Atölye bu haldeyken hayatta bu işe başlayamayacağımdan bugün temizlik seferberliği başlattım.
Bu fırstla bazı eğlenceli köşeler hazırladım.



Burası pek eğlenceli değil sade bir yer.


Burası hayvanat bahçemiz olacak:)
Baykuş broşlar dallara konup konup uçacak.


Burası şapka köşemiz olsun dedim.



 Bu nişin içinde de portföyler yan gelip yatsın uyusun.


Akşam yemeği için de menü hazırladım. 
Yemekte cupcake ayakkabı ve uludağ gazoz var.


Burası da fırından yeni çıkmış nefis cupcake broşları 
sergileyeceğim stand


Dolly Du kızlarım içinde büyük bir resim çerçesi düşünüyorum ama o henüz kafamda bir fikir. Gerçekleştirince onu da sizlerle paylaşırım.

Sevgiler

Duru
Söylemeyi unutum. yarın saat 12:15 de OLAY TV -Olay Dekor programını kaçırmayın.
Ben varım:)

23 Eylül 2012 Pazar

Atölyede Birgün -2


Sabah maaile keyifli bir kahvaltı yaptıktan sonra atölyenin yolunu tuttum.
Bu pazar bile çalışmam gerekiyordu. Çünkü artık sezonun son parti espadrillerini boyayıp teslim etmem gerekiyor. Önümüzdeki hafta içi de tembellik yapmayıp kalanları bitireceğim. Pazar günkü performansımı hafta içi de sürdürmemi canı gönülden temenni ediyorum. 

Atölyede bugün Nina Simone ve Jehan Barbur - UYAN albümlerini dinlendim.
Bu arada Jehan Barbur'un 10 Ekim'de yeni albümü SARI çıkıyor. 
Jehan Barbur, albümde Ömer Kavur'un filmi "Kırık Bir Aşk Hikayesi" nin müziğine söz yazarak kırık olan kalbime bir yara bandı yapıştırmış oldu.Beste Cahit Berkay'a ait. 
Yazının en sonunda Jehan Barbur'un Kırık Bir Aşk Hikayesi'ni dinleyebilirsiniz.
Size kıyak yaptım.


 Müzik dinledim bir yandan da çalıştım, çalıştım, çalıştım.... 
Veeee sonunda...


 Acıktım tabii!
.


Geçen gün tartıya çıkıp baktığımda 2 kg bir kayıp görmüştüm. 
O kaybı takviye etmeliydim ne de olsa çok çalışıyordum.Yazıktı bana... 
Biraz kendimi yiyip bitirip, cebelleştikten sonra bir süredir yemeye ara verdiğim 
Mariza'nın nefis dürümü ile kendimi ödüllendirmeyi uygun buldum 


              Şu an biraz pişmanım ama afiyetle yedim tabii.
Dürüm ve patates kızartmasının yanında light cola içerekten vicdanımı hafiflettim.
Şimdi siz "Ayran içseydin bari, o daha faydalı." dersiniz. Boşveriiin o uykumu getiriyor.

İşleri kolaylayıp artık eve gitme vakti gelince atölyeden dışarı çıkıp balkonu toparlayım dedim.
O da ne...

Masa fazlasıyla romantik göründü gözüme.
"Bu ambiyans boşa gitmesin, bir şarap açıp iki kadeh içeyim." dedim ama demekle yetinerek bir kupa kahve içip yorgunluk attım.
İşte durumlar öyleyken böyle... 
 Bu Da Şarkımız Olsun

Sevgiyle kalın...
Duru

11 Eylül 2012 Salı

YUNUS İŞ BAŞINDA

"Yunus da kim?" derseniz. 
O bizim çaycının oğlu, babasına Pirinç Han'daki çay ocağında yardım ediyor.
Yaşıtlarına göre biraz geç ve yavaş öğreniyor.
Yaşı okul çağını da geçtiği için artık iş okuluna da gidemiyormuş.
O da babasına yardım ediyor işte.

Aramızdaki muhabbet genellikle söyle:
-Naber Yunus?
-İim...
- Allah iyiliğini versin
- Sana da versin...

 Bugün atölyede kapının kenarına masayı çıkardım. Boyayacağım espadrilleri, boyayı yanıma alıp bir çay söyledim ve  işe koyuldum. Bir ara kargo için bir görevli geldi ve ben atölyeye girdim. 
Kargoyu görevliye teslim edip atölyeden bir çıktım ki manzara vahim.
Yunus kurulmuş benim yerime espadrilleri taşıra taşıra boyuyor!!!
Suratında da nasıl mutlu bir ifade var anlatamam. 
Onu o halde görünce biraz panik olsamda bozuntuya vermedim, kızamadım da.
 "Aaa çok güzel boyamışsın, hiç taşırmamışsın, aferin." diyebildim ancak. 
O da mutlu mutlu boyamaya devam etti bir süre. İşler düzeltemiyeceğim noktaya gelmeden 
"Artık ben boyayım istersen." deyip fırçayı kaptım elinden:)))


Artık atölyede çalışırken Yunus'a karşı tetikte olmalıyım. Bu boyadığı espadrilin dışını turuncu renk yapacağımdan işi toparladım ama ya kırmızı olarak kalsaydı ne yapardım bilemem.
Cupcake iki beden daha büyümek zorunda kalırdı sanırım:)

Sevgiler
Duru

10 Eylül 2012 Pazartesi

ATÖLYEDE BİRGÜN -1


 Pirinç Han'ın merdivenlerinlerini genellikle koştura koştura nadirende olsa 
aheste aheste çıkıp uzun ve geniş koridordan geçiyorum.


 Atölyeme doğru yürüken etrafa bakınıp 
"Hım herşey dün bıraktığım gibi... Yani olması gerektiği gibi... 
Sakin, huzur dolu ...Çok güzel" diyorum:)
Ama alt katta cafeler dolu, insanlar cıvıl cıvıl ...


 Fakat Pirinç Han'ın 2. katı yalnızlıktan korkanları ürperticek kadar sessiz....Vuuuu ürperdiniz mi? :)
İşte ben zaten böyle olduğu için seviyorum burayı. 
Şehrin ortasındasın ve hayat tüm hızıyla akıyor ama sanki şehri herkes terketmiş bir sen kalmışsın hissine kapılıyor bazen insan burada.
Çalışmam, üretmem, düşünmem için ideal ortam...


 Uzuuun koridorun sonuna doğru 33 numaralı kapıya geliyorum.


 Kapı bir açılıyor... 
A aaa içime huzur ve mutluluk doluyor. 
Burası nasıl bi yer böyle sabaha kadar çalışmak, çizmek, boyamak istiyorum


Halet-i ruhiyeme göre o gün hangi müzik uyarsa onu açıp



kendime bir kahve yapıyorum. 
Bu kısmı kısa kesiyorum ama aslında biraz daha uzun sürebiliyor gerçekte:)



Biscolata mood'umu çekiiip
 "Aaa bugün pek mutlu, mesut olacakmışım, aman pek güzel." deyip işlere girişiyorum.



          Bazen dikiyorum...



Bazen çiziyorum...



Bazen de boyuyorum...


Sonuçta hep ama hep mutlu oluyorum...
Sevgiyle kalın...
Duru

23 Temmuz 2012 Pazartesi

YEPYENİ BEYAZ BİR SAYFA


Çalışmalarımı artık bu bembeyaz atölyemde sürdüreceğim. Son aylarda hobi odama değil eve sığamaz olmuştum. Bir de çok sevgili kedim Koi bana katılınca işler iyice karışmıştı. Burasının huzur içinde sakince ve keyifle çalışacağım bir yer olması için çaba harcadım. Sonuçta çok şükür öyle de oldu. 
Artık mutlu mesut atölyemden çalışmalarımı sürdürüyorum.

Son aylarda çalışmalarımın yoğunluğundan ve atölye hazırlığımdan dolayı bloguma hiç zaman ayıramadım. Hatta aylar sonra ilk kez  bugece bloguma girip yorumlara baktım ve açıkçası vicdanım sızladı.
Ben seni ne çok ihmal etmişim, izleyiclerimi hiç dinlemişim, cevap veremişim. 
Bundan dolayı senden çok özür diliyorum sevgili blogum. Aramıza giren bu soğukluğu, mesafeyi bu bembeyaz sayfayla kapatıyorum ve yeni bir sayfa açıyorum:)

Anlatacak paylaşacak o kadar çok şey varki...Yarın hepsini sırasıyla anlatacağım.

Seni çok özlemişim BLOGUM...

Sevgiler...

Duru



Beni Koruyun