pop art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pop art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2012 Perşembe

Nayır Nolamaz!!!

E daha karpuz keseceydik, güneşlenip denize gireceydik... 
Ne oldu, nasıl bitti ben anlamadım ki bu tatil denen zaman aralığından.

Vitrinlerde çınar yapraklarıyla birlikte hırkalar, çizmeler yerlerini almış. 
Moda bloggerları kışlık kombinlere başlamış bile. 
Hayır hayır... Kabul etmiyorum! Bu yaz bu kadar çabuk bitemez. 
Ben daha bir haftacık tatil yapıp, 4 kez denize girip güneşlenme fırsatı bulmuşken tatil bitmiş olamaz.

Olamaz! Pazartesi günü okullar açılıyor ve ben bir öğretmenim. 
Okula gidip derslere girmem gerek.
Silkinip kendimi toparlamam gerek.
Öğretmen pantalonlarımı meydana çıkarıp yıkayıp ütülemem lazım...
Kendime yeni bir ben lazım:)))

Sevgiler..
 Duru

28 Eylül 2011 Çarşamba

DEAR SHOES ILOVE YOU!


Eğer sizde benim gibi ayakkabılarınıza tutkuyla bağlı ve onlarla heyecan verici bir aşk yaşıyorsanız bu son boyadığım gece çantasını sevebilirsiniz. Tasarım aşağıdaki fotoğrafı görür görmez kafamda belirdi. Bitmiş hali ile karşımda duruyordu.Bana da sadece boyamak kaldı:)


Bazı kadınlar sabah işe gitmeden önce makyaj yaparken eşlerine veya sevgililerine sevimli ve seksi bir not bırakmak isterler. Bunun en klasik, seksi ve pratik olanı aynaya kırmızı rujuyla "I LOVE YOU!" yazıp koştura koştura işe gitmektir. Fakat bazı kadınlarda aşağıdaki notu ayakkabılarına bırakabilirler. Bunun için kadınları suçlayamayız. Tasarımcılar heykelsi formda, sanat eseri değerinde ayakkabılar yaptığı sürece böyle notlara ara sıra rastlayabiliriz.


Daha çok fotoğraf ve farklı tasarımlar için facebook fan sayfamdaki Glitter Bag dosyasını inceleyebilirsiniz. 

SİPARİŞ VE İLETİŞİM:durugunacan@gmail.com

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Hand Painted- Kapkara Camdan Kelebek- Duru Günaçan- Custom Shoes


Bu videoda hemen hemen tüm boyadığım ayakkabıları izleyebilirsiniz.

Ben daha ayrıntılı incelemek istiyorum diyorsanız da sizi BURAYA alalım.

Sevgiler:)



3 Ağustos 2011 Çarşamba

TUTTU FIRLATTI KALBİMİ



Bu sıralar sıcaktan ve hala tatile çıkamamış olmamın verdiği sıkıntıyla ayakkabı, çanta, şapka falan boyayasım yok. Çalışma odamda yarım yumalak 4 iş beni beklese de ben başka işlerle kendimi oyalıyorum.
Eğleniyorum ama:)
Bu videodaki fotoğrafları sanırım nisan ayında çekmiştim. Amacım başımdaki saç bandı ve diğer tasarladığım aksesuarlar için bir çalışma yapmaktı.
Sonra tam o sıralarda biri beni çok kızdırdı.
Sonra tam da o sıralarda Burhan Altıntop'un her izlediğimde beni tekrar tekrar güldüren Ben Aslında Yoğum  videosunu izledim.
Fotoğraflar böylece ufak bir değişime uğramış oldu. Bu halini çok sevmiştim.
Fakat daha da sonra "Gökçe'nin Tuttu Fırlattı"  videosunu izledim. Sözler ve duygu cuk oturunca işte bu video çıktı ortaya.

Ben aslında yoğuuuum! YOĞUM NAN...:)))

Yine de Sevgiler, Saygılar Sayın İzleyenler...

NOT:Müzikle ilgili sorun halledildi. Dinleyiniz, izleyiniz.

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Eğlencelik Dışavurumculuk:)))


Eğlencelik Dışavurumcu sanatın amacı, sanatçının duyguları ve iç dünyasını renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışavurmasıdır. 
Bu duyguları daha iyi yansıtabilmek için sanatçı geleneksel kuralların dışına çıkarak gerçeğin biçimini bozma yöntemini kullanır ve sanatçının öznel duygularına dayanmaktadır.

5 Temmuz 2011 Salı

Leila Butik ve Kapkara Camdan Kelebek - TEK VE TASARIM ÜRÜNLER


 Son dönemde yaptığım tasarımların bir çoğu bugün İstanbul'a doğru yola çıktı. Yarın ya da çarşamba gününden itibaren tasarımlarımı Leila Butik'de görebilirsiniz. Tasarımlarım el boyama ayakkabı, çanta ve portföyler, elbise,ve broşlardan oluşuyor.
Mutluyum...

Aslında kendi adıma başka mutlu haberler daha var. Fakat onları sonra paylaşacağım, henüz sırası gelmedi. Dilimi tutmam lazım:)


♥ Leila Butik -
Firuzağa mah. Hayriye Cad.
No:18/C, 34425 Beyoglu/ İstanbul
http://www.facebook.com/pages/Leila-butik/152710511438634?ref=ts

26 Haziran 2011 Pazar

TEK TAŞIMI KENDİM ALDIM N'ABEEER!!! - Hand Painted Shoes - Pop Art


Bu yazımda başlangıcını yaptığım ayakkabım bitti. Aslında uzun zaman önce bitti ama ancak şimdi yazmak geldi içimden. Blogların kapanmasının ardından benim yaşadığım sıkıcı olaylar yüzünden bir türlü bloga eskisi gibi ısınamadım. Paylaşımlarımı hep facebook fan sayfamdan yapıyorum bir süredir. Bu soğukluk bitsin istiyorum, eskisi gibi arkadaşlarıma yorumlar yazayım, hergün paylaşım yapayım istiyorum, istiyorum ama sadece istiyorum işte... Bakalım ne zaman bu durum son bulacak.


Ayakkabı üzerindeki desen Marilyn Monroe - Diamonds Are A Girl's Best Friend'i dinlerken ortaya çıktı demek isterdim. Böyle daha sofistike ve etkileyici bir hava katmış olurdum belki ama aslında öyle olmadı. Eskiz ilk olarak bir sınavda gözetmenlik yaparken şekillendi. Öğrenciler harıl harıl soruları cevaplarken bende sıkılıp çizmeye başladım. Fakat iş ayakkabıyı boyamaya gelince bol bol Nil- Pırlanta - Madonna - Material Girl  veee Marilyn Monroe -Diamonds Are A Girl's Best Friend dinledim. Bu açıdan ayakkabıyı boyarken çok eğlendim ve mutlu oldum.Pop art imajlar ve benim bol bol kullandığım gözler, dudaklar ön planda.


Ayakkabı'nın özelliklerine gelirsek; Mario Vicci marka, %100 deri,  37 numara. Beyaz deri üzerine el boyaması olarak çalıştım. Üzerindeki boyama, suya ve sürtünmeye dayanıklıdır. Tamamen el işliği ile yapıldı. Tabii ki her zaman olduğu gibi bu da tek ve benzersiz. Aynısı bir daha yapılmayacaktır.


Tasarımlarıma artık 3 satış noktasından ulaşabilirsiniz.

♥ Yirmibir Metrekare Butik - F.S.M. Bulvarı Sedef apt. No:47/B Nilüfer/ Bursa

♥ OTTOec Butik - Beyoğlu, İstanbul

27/ 06 / 2011 tarihinden itibaren de
♥ Leila Butik - Firuzağa mah. Hayriye Cad. No:18/C, 34425 Beyoglu/ İstanbul

Kapkara Camdan Kelebek'in satış noktalarından biri olmak isterseniz durugunacan@gmail.com dan benimle iletişim kurabilirsiniz.

Sevgiler:)

6 Mayıs 2011 Cuma

Hand Painted Shoes - El Boyama Ayakkabı Eskiz- Babet ve Topuklu Ayakkabılar


 AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ... 
Evet bu yazımdan sonra kimse burada negatif enerji yayan, kötükle beslenen, hırs ve kıskançlık dolu kişilerin isimlerini adını ağzına almayacak. Kafasını onunla meşgul edip boya ve fırçalarından uzak kalmayacak.Yalan, iftira, hırs ve kıskançlık gibi negatif duygularla oraya buraya saldıran kişilerle bu güzel blogumu kirletemem. Kimseye de ben onun anlattığı gibi biri değilim diye kendimi paralayacak değilim. O kişiyi bana attığı iftira, yalan ve hakaretlerinden dolayı Allah'a havale ediyorum. İzleyin ve görün... Ahımı alanların sonu pek iyi olmuyor tecrübeyle sabittir.Yazının başında da dediğim gibi "Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz.".Ben endişe edildiği üzere daha da güzel ve kaliteli tasarımlarla burada olacağım. İtalyan malı gerçek deri Giuseppe Zanotti, Mario Vicci babet ve topuklu ayakkabılar aldım. Emeğime değecek ayakkabılar üzerine çalışacağım artık. Bu paylaştığım eskizlerde beyaz topuklu ayakkabı için düşündüğüm çalışmam.Pazartesi gününe kadar bitirebilirim sanırım.



Ha unutmadan söyleyim ben 40 yaşında, buruşuk suratından utanan, gerizekalı biri değilim aslında. (daha da vardı da şimdi ekran görüntüsüne bakmaya üşendim)Yaşıma göre gayet formunda ve zeki biri olarak tanınırım. Blogumda gül cemalimi göstermeme nedenim o söylenenler değil yani. TARZ VE TERCİH meselesi diyorum.Bunu da söylemeden geçemedim EGO SAVAŞLARI MALUMUNUZ...:)))


Bir seferlik bakın bakalım gül cemalime doya doya:))) Bir daha zor görürsünüz!




not:
yazıda sözü edilen kişi sanem sevgen'dir (sanemiko)

31 Aralık 2010 Cuma

MASA YİNE ÇIĞIRINDAN ÇIKTI:)



Biliyorum iğrenç bir masam var...Başlık her şeyi özetliyor. Bu zavallı masa ben kendimi bildim bileli bizim evdeydi. Sonra ailemden ayrılıp tek başıma yaşamaya başlayınca yine benim peşimden geldi. 10 yıldır ben nereye o oraya... Son günlerde ona iyice kötü davrandım. Üzerinde boya, silikon, yapıştırıcı ne ararsan var şu an. Bari yarın yeni yıla girmeden onu silip temizleyim:) Neyse asıl anlatmak istediğim cupcakeler üzerinde çalışırken, comic book tarzında bir cupcake yapmaya karar verdim. Kalıbını kestim, en sağda köşede görünüyor hatta. Onu yaparken hoop aklıma başka bir şey geldi ve yeni çalışmaya zıpladım. Cupcakeler kenarda bekleye dursun. STOP!! ve BANG!!! BANG!!! üzerinde çalışa durayım ben:)
Öğrencilerim böyle yapsa hemen bilmiş bilmiş konuşur "Her seferinde tek iş çocuklaaar. Lütfen planlı programlı olun!" derim. Kendime gelincede böyle işte. Ne demişler; DEDİĞİMİ YAP YAPTIĞIMI YAPMA:)))

16 Mayıs 2010 Pazar

ELEMTERE FİŞ KEM GÖZLERE ŞİŞ:)))



Uzuun uzuun aralar verip "ha geldim, ha gelicem" derken işin ucunu iyice kaçırdığımın farkına vardım sonunda. Zavallı blogum süklüm püklüm, kimsesiz kaldı buralarda. Annem "sana nazar değdi, ondan böyle oldun" dedi:) Bende postumun başlığını nazarı kovmak için böyle koydum:))) Kış kış nazar kış kış:)))
Bu işin şakası tabii ama yine de bende çook uzun süren bir miskinlik, tembellik vardı. Blogumun headerını değiştirip bu kasvetli durumu üzerimden atmak istedim. Sevdiğim, görmekten hoşlandığım, beni gülümseten ne var ne yoksa burada. Umarım bu header bana pozitif enerji verir ve üzerimdeki bu miskinlikten kurtulurum.
Bu süre içinde sadece işimin gereği olan etkilikleri yaptım.Aklıma gelen tüm fikirleri beynimin bir köşesine attım. Şimdi kendimi biraz daha iyi hissettiğim için oradan çıkarıp çıkarıp sizinle paylaşırım artık.
Ha bir de 10 gündür javascript CSS ile web sitesi tasarımı öğrenmeye çalışıyorum. Bu kurstan nefret ediyorum. Çünkü ben hiçbirşey anlamıyorum. Kurs saati yaklaşınca karnıma ağrılar giriyor ve midem bulanıyor. Kesinlikle sınava çalışmamış ilkokul öğrencileri gibi hissediyorum kendimi:( Yine aklıma geldi içim sıkıldı. Yarın yine var:( Tek tesellim 5 gün daha gidecek olmam. Sonra bu işkenceden kurtulacağım.
Aaa bak şimdi aklıma geldi. Headera bir de PEMBE BEYİN ekliyecektim. Birazdan eklerim. Header beyinsiz olmaz tabii:)
Blog arkadaşlarım neler yazdılar, neler yaptılar hepsini merak ediyorum. Çok kısa aralıklarla girip üstünkörü bakıp bazı arkadaşlarıma yorum yazmıştım. Fakat genel olarak tüm arkadaşlarımı ihmal ettim. Umarım kimse bana darılmamıştır.
Şimdi açığımı kapatma zamanı, blogları teftişe geliyorum hazır olun:)))

Sevgiler...

28 Ocak 2010 Perşembe

POP ART - KOLYE UÇLARI


Kapkara Camdan Kelebek olarak Şebnem Bebek Broş'lardan size fenalık getirmemek için farklı bir projeden söz etmek istedim. Bu kolye uçlarını geçen ekim ayında boyadım. Fakat içlerine mozaik jeli sıkmak aklıma gelmemişti. Şebnem bebeklerin gözlerinde kullanıp sonuçtan memnun kalınca bunlarda da kullanayım dedim. Sonuç yine gayet güzel oldu. Fakat maalesef ki fotoğrafları cep telefonumla çektiğimden küçük objelerde görüntü çok flu çıkıyor. Ayrıntılar hiç belli olmuyor. Yok ki bir Canon makinam:(
(Yakında doğum günüm geliyor ilgililere duyrulur. Aile eşrafı bu sesiz çığlığa bir kulak verin.) Tek başınıza alamasanız bile aranızda toplaşıp alabilirsiniz. Ben araştırdım 1200-1500 arasına bu iş misss gibi olur:)))

Duygu sömürüsünden sonra yine konumuza dönelim.
Daha önce boyadığım POP ART KOLYE UÇLARIM


6 Ekim 2009 Salı

Mr. Brainwash - Neo Pop Art



Madonna, kariyerinin bütün hitlerini bir arada bulunduran best of albümü
CELEBRATION’ı yayımlıyor.

1990 yılında yayımladığı “Immaculate Collection” albümündeki ‘Rescue Me’ haricinde bütün hit single’larının yanı sıra “Ray Of Light”, “Music”, “American Life”, “Confessions On A Dance Floor” ve “Hard Candy” albümlerindeki hit single’lar da CELEBRATION albümünde yer alıyor.

36 şarkıdan oluşan albümde 2 yeni Madonna şarkısı da bulunuyor. Bu şarkılardan ilki Jonas Akerlund imzalı klibiyle dikkat çeken ‘Celebration’ olurken diğeri hiphop dünyasının son yıllardaki bir numarası Lil Wayne ile kaydedilen ‘Revolver’ oldu.

Bu şarkıları duyduğunuzda onlara eşlik etmeden duramayacaksınız.

CD 1:
01) Hung Up
02) Music
03) Vogue
04) 4 Minutes
05) Holiday
06) Everybody
07) Like A Virgin
08) Into The Groove
09) Like A Prayer
10) Ray Of Light
11) Sorry
12) Express Yourself
13) Open Your Heart
14) Borderline
15) Secret
16) Erotica
17) Justify My Love
18) Revolver
CD 2:
01) Dress You Up
02) Material Girl
03) La Isla Bonita
04) Papa Don’t Preach
05) Lucky Star
06) Burning Up
07) Crazy For You
08) Who’s That Girl
09) Frozen
10) Miles Away
11) Take A Bow
12) Live To Tell
13) Beautiful Stranger
14) Hollywood
15) Die Another Day
16) Don’t Tell Me
17) Cherish
18) Celebration
KAYNAK:TAMAMEN EMI'dan alıntıdır.

Eveeet MADONNA'nın yeni albümü hakkında gereken bilgiyi verdikten sonra beni MADONNA'nın şarkıları kadar, hatta onlardan daha fazla mest eden bir konuya daha gelmek istiyorum.
Celebration Albümü'nün kapak tasarımı... Tek kelimeyle BAYILDIM...
Hemen bu tasarımı kim yapmış diye araştırmaya başladım ve kısa bir araştırmadan sonra şaheserin yaratıcısını buldum.
Albümün sıradışı kapak tasarımı graffiti sanatçısı Mr. Brainwash’a ait.
Neo Pop-Art tarzda eserler meydana getiriyor. Sitesini mutlaka ziyaret etmenizi öneriyorum. Sitenin tasarımı çok orjinal ve sıradışı.

Andy WarholxMr.Brainwash
Bu albüm kapağı hepimize Andy Warhol'un baskı olarak yaptığı Marilyn Monroe portrelerini çağrıştırmıştır.
Zaten Mr. Brainwash'in eserleri arasında Andy Warhol'dan birçok izler bulacaksınız.
Andy Warhol'un domates konservesi kendisi graffiti sanatçısı olduğu için sprey boya kutusuna dönüşmüş. Her tarafa domates konservesi fışkırtıyor.

İşte böyleee... Kendime yine hayran olacağım, eserlerininden müthiş keyif alacağım, sıra dışı bir sanatçı bulmuş oldum.

TIK TIK
arka plan anakafa:sosyal müzik aparatı

2 Ekim 2009 Cuma

POP ART KOLYELER ve BEYAZ KOLYE UÇLARI


Bu sıralar görüldüğü üzere pop art sanat akımına takmış durumdayım.
Aklım fikrim bu tarz işlere çalışıyor bu ara.
Şimdi de bir wonder woman bir de dudak ve burunla karşınızdayım.
Beyaz kolyemin zincir ve kolye ucunu opak cam boyası ile boyadım.
Çünkü ne kadar araştırdıysam da top top zincirin beyazını ve bu şekilde beyaz bir çerçeve şeklinde kolye ucunu bulamadım buralarda. Bende gittim Bursa-Sanatsal Kırtasiye'ye beyaz opak cam boyası aldım. Kolye uçlarımı ve zincirimi böylece beyaz yapmış oldum.
Sonuçtan o kadar memnun kaldım ki. Asla boyadığım anlaşılmıyor.
Sanki üzerleri mine tabakası ile kaplı gibi duruyor.
Decorfin Cam Boyasını bu tür işleriniz için tavsiye ederim. Harika işler çıkarabilirsiniz ortaya. Bununla cam, pleksiglas, porselen ve metali rahatlıkla boyayabilirsiniz.
Tabii opak olanları benimki gibi bir sonuç elde etmenizi sağlıyor.
Transparan olanları ise cam için uygun.



Fırçalarınızı temizlemek içinde su değil sentetik tiner kullanmanız gerekiyor.
Astım, nefes darlığı ya da alerji problemi olanların kullanması pek uygun değil.
Fakat açık havada çalışırsanız problem olmaz sanırım.
Bir de HaberTürk Gazetesi'nin 30/09/2009 yani geçen çarşamba günkü baskısında Kapkara Camdan Kelebek'i günün blogları arasında göstermişler. Fakat bugün öğrendiğim için o baskı elimde yok ve göremedim. Bana bu güzel haberi verdiği için Goddess Artemis'e çok teşekkür ediyorum:)

4 Eylül 2009 Cuma

POP ART FRAME



Bu çerçeveleri eski çizgi roman sayfalarını dekupaj yaparak oluşturdum .
Yine İkea'nın sudan ucuz çerçevelerinden kullandım. Bu çerçevelerden yapmak isterseniz eski kitap ve dergi satan kitabevlerini biraz dolaşmanız gerekiyor.
Fakat Bursa'da Sönmez İş Sarayının zemin katına inip ATLANTİS KİTABEVİ'ne girerseniz kendinizi çizgi roman, film afişi ve eski dergi cennetinde bulacaksınız. Yakup bey dükanının yarısını bu tür kitap ve dergilere ayırmış. Hatta İstanbul'dan bile gelip alışveriş yapanlar varmış kendisinden. Özellikle koleksiyon yapan kişiler ve sanatçılar müşterileri arasında. Bursa'da her yere baktım en geniş arşiv Atlantis Kitabevi'nde benden söylemesi.
tanesi 2TL-Atlantis Kitabevi

DEKUPAJ TEKNİĞİ İLE İLGİLİ VİDEOLAR:
  • Dekupaj tekniği ile ahşap boyarken hangi malzemeler kullanılır?


  • Dekupaj tekniğinde resim ahşaba nasıl yapıştırılır?

11 Temmuz 2009 Cumartesi

UzUuUuN Bir Ara

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba...
Bu ara boyunca hiç bir şey üretmedim, tasarlamadım maalesef. Sadece hastalandım ve taşındım diye özetleyebilirim. Yaklaşık 1 ay kolilerle haşır neşir oldum. Sonunda bu eziyet bitti çok şükür. Ama hala salonumda anneannemden kalma bir berjerden başka oturacak yerim yok. Bir hafta içinde yeni koltuklarıma kurulmayı hayal ediyorum.
Sanırım bir süre evimi güzelleştirmek ve daha işlevsel hale getirmek için bazı çalışmalar yapacağım. Çünkü yeni evim eski evimden daha küçük ama daha sevimli.
Kocaman dolaplarla dolu geniiiş bir hobi odası hayal ediyorum ama bu hayalim şimdilik imkansız. O yüzden tasarımları yapacağım minicik odamı daha işlevsel ve düzenli bir hale getirmeliyim. Henüz tüm malzemelerim kutularda saklanmış benim onları sobelememi bekliyorlar. Zaten bu kargaşa içinde de aklıma yapacak hiç birşey gelmiyor. Yolum henüz İkea'ya düşmedi. Oradaki saklama üniteleri ve raflar benim için çok uygun olacak sanıyorum. Neyse işte aklım bu sıralar böyle şeylere çalışıyor sadece. Tasarım masarım yok yani.
Bilun Şen için tasarladığım T-shirtü bitirdim fakat kendisine göndermek kısmet olmadı. Zaten o da bu ara taşındığı için yeni adresini alıp gönderirim. Yazın ortasına geldik ben hala t-shirt göndericem inşallah. Bu arada dikkatinizi çekerim arkasına logomuda koymayı ihmal etmedim:)


Bilun için hazıladığım T-shirtün baskısı aslında istediğim gibi olmadı. Yaklaşık 10-15 yıkama sonra renklerin solacağını söylediler. Daha profesyonel baskılar yapan bir yer bulmaya çalıştığım sırada eski bir arkadaşımla tesadüfen karşılaştık ve o bana bu konuda çok yardımcı oldu. Bağlantıyı sağladım fakat şu taşınma telaşım bitsin diye bekledim. Bu konudaki gelişmeler şimdilik sürpriz olarak kalsın. Gerçekleşmeden bişey söylemeyim. Sadece gerçekten güzel ve kaliteli olacaklar onu söyleyebilirim.
Bu arada tabii 12 Eylül İlköğretim Okulu'nun yıl sonu sergisini gerçekleştirdik. Sergi hazırlığı sırasında apar topar 3 öğrencime 10marifet'te görüp çok beğendiğim kelebekli saat tasarımınıda yaptırmayı ihmal etmedim. Sergide benim yaptığım pet şişeden şamdan ve çiçeklerde var. Orada biraz hile yaptık çünkü o çalışmayı yapan hiç bir öğrenci işlerini sergiye getirmedi. Bende kendi örnek işlerimi koydum. Bu aramızda kalsın lütfen:) Sergide 6-7-8 sınıf öğrencilerinin "Teknoloji ve Tasarım Dersi" Düzen,Kurgu ve Yapım kuşaklarında yapmış olduğu işleri göreceksiniz.
Sergimizi buyrun gezin.














Beni Koruyun