7 Ağustos 2010 Cumartesi

AHOY!


ZARİFÇE blogunun sahibi sevgili Nedük, beni inanılmaz mutlu eden bir hediye hazırladı. Aslında kendisine emrivaki yaptım ama yaptığı
düğüm şeklinde kolyeler o kadar güzel ve şık duruyor ki dayanamayıp resmen renklerine kadar söyleyip, kendisinden bana yapmasını rica ettim.(Lacivet -Beyaz- Kırmızı)
Beni kırmayıp, mağazada görsem hemen atlayıp alacağım, tam benlik bir kolye ve küpe yapmış ablacığım. Nasıl sevdim, beğendim anlatamam.
Ben şimdi sana nasıl teşekkür etsem azdır Nedret Abla:)


Bende Nedret Abla'nın işlerine baka baka kalın kordon kullanıp şu yukarıdaki düğümü yaptım geçenlerde. Henüz kolye haline gelmedi, kapama ve zincir almam gerek. Düğüm konusunda Nedret Abla kadar çoşamıyorum fakat yapması gerçekten zevkli bir işmiş. Sayesinde tanıştım bu teknikle ve ortaya çıkan işleri çok seviyorum.

Aşağıda bu teknikle yapılan işleri göreceksiniz. Fotoğrafların üzerindeki linklere tıklayarak daha fazla örneğe ulaşabilirsiniz.
Bu düğüm tekniğini denizci temasına daha çok yakıştırdığım için genelde o tarz yapılmış işleri seviyorum. Saç bandı, kemer, bilezik, kolye ve çantalarda bu tekniği kullanarak çok şık tasarımlar yaptıklarını görüyorum.

color blinds marties

WOZAROC

hello dolly dsn

mysticknotwork

AHOY:Denizci selamı, "HEY!" gibi yani. Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz.

6 Ağustos 2010 Cuma

ŞİKAYETİM VAR YARADANA


Hayatınızda rastalayabileceğiniz en nemrut, en suratsız , en soğuk fizyoterapiste sahibim. Resmen beni tedavimden soğuttu. İlk 1-2 gün hevesle giderken şimdi ayaklarımı sürüyerek gidiyorum resmen. Karnıma ağrılar giriyor o buzhane gibi soğuk ortama gireceğim diye. İnsan bir gülümser, hal hatır sorar. Bunlardan nasibini almamış bari işini iyi yapsın diye düşünüyor insan. O da yok... Mecburen, bir zahmet ara sıra "şuraya uzanın" falan diyor. Onun dışında sanki bana küs:)))Tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok misali ben ortalarda dolanıp aklıma esen hareketleri yapıyorum. Bu hareketlerin bir sırası, süresi, seviyesi vardır herhalde. İşte ben bunlarıda kendi kafama göre gün gün arttırıyorum. Geçen gün bu kız sadece bana mı yoksa herkese mi aynı tavrı takınıyor diye takip ettim. Bıkkın, isteksiz, umursamaz tavrını diğer hastalarına da sergilediğini görünce içim biraz rahatladı aslında. Çünkü resmen kendimden şüphe etmeye başlamıştım. "Acaba yanlış bişey mi yaptım, ne oldu, ben anlamadım ki şimdi hööö..." diye düşünüp bir yandan da pedal çeviyordum kaç gündür.
Onun dışında 2 tane daha fizyoterapist var aynı ortamda. Bir ona bir de diğerlerine bakınca arada dağlar kadar fark olduğunu görüyorum maalesef. Bu resmen işini ve hastalarını sevmiyor. Sonuçta üçü de aynı işi yapıyor. Yoğunluktan diyeceğim o da değil. Çünkü seanslar 3 kişilik ve özel bir yer. Nemrut fizyoterapistin hastaları olan biz zavallılar, resmen üvey evlat muamelesi görüyoruz a dostlar. Bazen kıza bir şey soracak oluyorum, alacağım cevaba korkumdan ya da soru havada konuşma balonu şeklinde kalıp patlayacak diye (sorulara cevap vermeme gibi adetide var.) soramıyorum, "boş ver, sen az daha debelen, sonra çek git kızım" diyorum içimden.

NOT: Şu yukarıda yazdıklarımı betimleyecek bir fizyoterapist imajı bulunamadığından görsel olarak "zombi hemşire" imajı kullanılmıştır bilginize. Ayrıca yer ve kişi adı kesinlikle gizli tutulacak. Sormayın söylemem:)
Beni Koruyun